Uzman.tv‘yi bilmeyen var mı? Sektöründe uzman kişileri kamera karşısına geçiren fevkalede bir web sitesi. Harika bir kanal.
Peki sosyallik nerede? Uzmanlar, çalışanlar ve tüketiciler. Ortak noktaların görsel şölen ile birleştiği kanalda sosyal olma şansı maalesef kişilere verilmiyor.
Polis Merkezi polise özel ning alt yapılı bir sosyal ağ sitesi. Oldukça aktif bir site olmasının yanında çok faydalı bir ağ. Sitede gezebilmek için öncelikle kayıt olmak gerekiyor. Kayıt olabilmek içinde Polis. Ana sayfada polis olmak isteyenler için bilgiler ve çeşitli sorgulamalar yer alıyor.
Çok güzel hareket diyenler? Ben dedim bile. Darısı savcı ve hakimlerin başına. Yoksa varda ben mi bilmiyorum?
Myspace’in şanından mı bilinmez müzik ağır basar profillerinde. Onu geçtik profesyonel sanatçılar kendilerine yer açar şarkılarını dinletirler. Birde indirtseler gözüme girecekler ama. Hadise’nin yeni çıkan albümünden bazı şarkıları buradan dinleyebilir konser takvimine ulaşabilirsiniz.
Çağrı merkezinde çalışan bir arkadaşım var. Bu işe başlamadan önce aman dedim dinletemedim. Şimdi o aman diyor ben dinlemiyorum. Sesi gitti. Morali her zaman bozuk. Sinirleri altüst olmuş durumda.
Konuya binayen botego viral bir web sitesi yapmış. Hem çağrı merkezi çalışanının hem de arayan müşterinin ortak şikayetlerine çözüm getireceğini esprili bir şekilde anlatmaya çalışmış. Kısa bir şovdan sonra da demo görülebilyor.
Botego‘dan böyle hareketler daha öncede görmüştük. Ortalığı yakıp kavuran merve mesela. Sarmadıysa plaza faresi. Lakin yapılan virallerin pek bi sosyal tarafını göremiyorum. Mesela Merve’yi facebook’ta arkadaş olarak ekleyemiyorum. Yonja sayfamda göremiyorum. Myspace’te profil açıp sevdiği şarkıları görmemizi sağlamıyor.
Birde botegonun domainleri kendi web sitesine yönlendirmesini çok yanlış buluyorum. Şans eseri siteye geldikten sonra arkadaşıma adresi atarken tedirgin olabilirim. Daha sonra kullanabilmek anlatmak içinde adres bilmemek sıkıntı yaratabilir.
İlk açıldıklarında duyar duymaz üye olmuştum. Siteyi çok beğenmiş iletişim bölümünden mail atmıştım. “Harikasını süpersizni diye ” Mailime yaklaşık bir saat içinde cevap verip teşekkür etmişlerdi. Hala aklımın bir köşesindedir bu olay. Zaman içinde oldukça yol aldılar. Reklam yapar oldular.
Opet’in uzun zaman önce başlattığı kartlı “benzin al arçelikten hediye kap” kampanyası yıl sonuna kadar sürecek. Çok uzun soluklu kampanyamızın akılda kalınması için bağırmak gerekiyor. Mesela televizyon reklamı. Mesela banner reklamları.
Ahhh nerede o eski tüketici. Biriktir derdin hiç banamısın demez biriktirmeye başlardı. Şimdiki tüketicinin aklı bir karış havada. Başka biri geliyor aklını alıp gidiyor.
Peki opet, uzun soluklu kampanyasını akılda kalıcı ve konuşkan hale nasıl getirebilirdi? Advergame? Sosyal ağ? Varolan sosyal ağlara uygulama? Ya da hepsi..
Birçok geek toplantıda bahsettiğimiz türk kullanıcısı akıllı içerik üretmiyor peşinhükmünü opet banner reklamlara tonla para vererek göstermiş.
Oysaki kampanyaya katılabilecek vatandaşın oldukça fazla ortak noktası var. Aynı marka benzin istasyonundan benzin alıyorlar. Hatta benzin alıyorlar. Arabaları var ya da şoförler. Parası olan bir kitle.
Mesela arabaları hakkında konuşmak isteyebilecek bir kitle. Araba blogları. Ne bileyim fotobloglar. Olmadı vloglar. Konuşma balonlarını hayal edebiliyor musunuz?
Birde arçelik tarafı var. Oradan hiç bahsetmeyeyim. Yazdıkça kahroluyorum. Ama olsun çok janjanlı siteleri var.
Benim severek takip ettiğim bir sosyal ağdır yonja. Bana göre sosyal haber sitesi. Yakışıklı erkekler ile manken kızlarımızın haber sitesi. Düşünsenize; ne kadar harika bir haber sitesi, öyle değil mi?
Son zamanlarda dikkatimi çeken sitede verilen hemen hemen tüm reklamların site içerisindeki bir sayfaya yönlenmesi. Mesela Coca Cola, mesela Vodafone. İki büyük marka site içerisinde büyük büyük bannerlar ile bağırarak yine site içinde açtıkları sayfalara kullanıcıyı yönlendiriyorlar.
Bu güzel haber. Güzel olan tarafı ziyaretçinin site içerisinde dönen blank (yeni sayfada açılan) bannerları sevmediği anlaşılması. Ziyaretçi yanlışıkla bannera tıkladığında yine yonja içinde kalması onu mutlu edebilir. Daha tıklanabilir bir yaşam çizebilir.
İşin kötü tarafı bannerların klasik olması. Her zamankinden yani. Ne eksiği var ne faazlası. Bağırıp bağırıp duruyor. Site içerisinde sayfa açmanın marka açısından daha faydalı ve doğru tarafıda var. Nedir? Kısaca bir değineyim;
“Ben yonja.com’a girdikten sonra en az 50 sayfa dolaşıyorum. Bir sürü fotoğraf, video ve ilana bakıyorum. Haberleri okuyorum. Bir sitede 50 görüntüleme yapıp hiçbir reklama tıklamam çok doğal bir durum. Çünkü nereye tıklanıp nereye tıklanmayacağını çok iyi biliyorum. İstemeden ezberliyorum. Lakin gün içinde 50 görüntüleme yaptığım sitede kesinlikle aktivitede bulunabilirim. Fazla bağırmayan marka sayfalarında gezinebilir ürün satın alabilirim. Değil mi?
Buzla bence çok kötü bir isim. “Google’da kötü bir isim, neden çıkmıyorsun?” derseniz, haklısınız derim. Yinede sunipeyk hakkında güzel şeyler söylemiş. Sloganları güzel (demokratik haberler). Bol şans.
Evet işte o benim Grupta Hakan Ozan olayı çok güzel özetlemiş;
aabi e bu hastalık ya 10 sene önce takıldım kerim tekinin bi şarkısına senelrdir dinliyorum….ya bide bıkmıyorum…bi de bu hastalığa çare bulcak tabiplerin grubunu yapın lütfen…please:))